Tolstoy 67 yaşında 7 yaşındaki oğlu Vanichka’yı kaybeder ve yaşadığı derin üzüntüden çıkmasına yardımcı olması için Moskova Bisikletseverler Derneği, yazara bir bisiklet hediye eder. Tolstoy, evladının yası ve 67 yaşı bir yana, kendini bu işe verir ve günlük işlerini bitirir bitirmez, köylülerin şaşkın bakışları altında her sabah evinin bahçesi boyunca bisiklet sürer..
Tolstoy kendisine hediye edilen bisikleti kar beyazı sakalıyla 67 yaşında sürmeyi öğrendi. 67 yaşında bisikleti öğrenmesinden esinlenerek “Tolstoy’un bisikleti” denilen bir kavram oluşmuştur, “hiçbir şey için geç değil” anlamına gelen.
Yani bugün uyandıysan, nefes alıyor ve sağlıklıysan git yapmak istediğin ne varsa yap! Hiçbir şey için geç değil! Başla bir yerden 🌺
Yarın çocuklar değil de öğretmenler, ebeveynler karne alsa olur mu?
❓ Herkes çocuğun yüksek yararı için çabaladı mı?
❓ Çocuk okulda, evde mutlu muydu?
❓Güvende hissediyor muydu?
❓ Evde güvende miydi?
❓ Kendini ifade edebileceği özgür bir ortam var mıydı?
❓ Yargılandı mı, etiketlendi mi?
❓ İhtiyaçları karşılandı mı?
❓Eğleniyorlar mıydı?
❓Hayallerini size anlattı mı?
❓Korkuları ne biliyor musunuz?
Soruları çoğaltabilirsiniz siz de..
Canım çocuklara harika bir tatil diliyorum. Eğlendikleri, güldükleri, oyun oynayabildikleri, çok sevildikleri, sevildiklerini hissettikleri, ihtiyaçlarının karşılandığı bir ortam diliyorum 🎈
Dilbilgisi kurallarını, dili doğru kullanmayı özellikle yüksek lisans yaptığım dönemde içselleştirmeye başladım. O sıralarda çok yazdığım, akademik tarafta durduğum için. Hala da dikkat etmeye çabalıyorum.
Özellikle ülkede KPSS çalışmışların da bileceği yanlışlar var aşağıda. En azından artık “bu da yapılmasın” diyebileceğim çok fazla örnek var.
Yeğenim yıllar önce benim telefonum elindeyken sevgilimle Whats app konuşmamıza şahit olmuştu. İlk tepkisi “aa kurum yazışması gibi bu yazışma -de’ler -da’lar ayrı” demişti. İkimiz de çok dikkat ediyorduk çünkü dilbilgisi kurallarına. Hatta sonrasında birbirimize itiraf etmiştik, ikimizin de yazım kurallarına dikkat etmesi etkilemiş her iki tarafı da.. 😀
Burası hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın ben doğru yazmaya çalışıyorum kelimeleri. Fakat eğitmenlik yapan kişilerin de burada bunları bilmemesi ve sürekli yazım yanlışı yapmaları beni biraz üzüyor.
Benim bu alanda en sık karşılaştıklarımı paylaşıyorum sizlerle.
Sizin en çok karşılaştığınız yazım yanlışları hangileri? Yazar mısınız yorumlara 🥰
Çok sevgiler ❤️
✔️ Bu gün değil bugün
✔️ Yada değil ya da
✔️ Herkez değil herkes
✔️ Ve ya değil veya
✔️ Yanlız değil yalnız
✔️ Yalnış değil yanlış
✔️ Sağol değil sağ ol
✔️ Birgün değil bir gün
✔️ Bende değil ben de
(Kalem bende doğru, bende seviyorum yanlış kullanım, ben de seviyorum doğrusu)
Bugün size Farabi’den bahsetmek istiyorum. Tam tarih belli olmasa da bazı kaynaklarda ölüm gününü 12 ocak olarak kayda geçmişler..
Türkistan’da 870 yılında Farab yakınlarında küçük bir köy olan Vasic’de doğmuş. Tam adı, Ebu Nasr Muhammed bin Muhammed el-Farabi’dir. Müzik, felsefe, botanik, sosyoloji, metafizik, ahlak, tıp, matematik ve mantık alanında bir çok eser yazmış.
Acaba Farabi’nin adını duymayanımız var mı? Eminim yoktur. Fakat bir soru sormak istiyorum size; Farabi’nin herhangi bir eserini okudunuz mu?
Özellikle müzikle ilgili çalışmalarına bakmanızı öneririm. Müzik okullarında da anlatılmayan bilgiler bunlar. Çok üzücü. Mesela ses, frekans, titreşimle ilgili, makam, usullerle, sanat ve müzik terapisi ile ilgili çalışmaları var.
Bu bizim coğrafyamızdaki eğitim sisteminde olan eksikliklerden sadece biri. Çocuklar İbn-i Sina’yı, İbn Haldun’u, kadın yazım tarihini, osmanlı kadın hareketini, Donizetti Paşa’yı bilmiyorlar. Ancak belirli bir yaşa gelince kişinin ilgisi varsa öğrenebiliyor tarihi, coğrafyada olan gelişmeleri. Birçok ülkede Farabi anlatılırken bizde olmaması bir eksiklik değil midir?
Çok başka bir yerden bakılıyor olaya. “İslama yakınsa bilmesek de olur” diyen bir zihniyet de söz konusu. Biz çocuklara ilim, bilim öğretirken dinlerini mi konuşacağız tarihte kıymetli eserler vermiş kişilerin? Coğrafyamızda yaşananların doğrusunu biz anlatmayacaksak kim anlatacak?
Farabi’nin birkaç sözünü bırakmak istedim size 👇🏻
Cahil insan kimdir? Cahil insan aklını kendine eğitmek ve öğrenmek için kullanmayan insandır.
Kötü insan ruhu ile ilişkisini kaybeden insandır.
İnsanın bildiklerini paylaşması, anlatması ve öğretmesi ilmin zekâtıdır.
İnsan kendi hakikatinin önünde bir engeldir.
Alem büyük insandır ve insan küçük alemdir.
Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?
Toplum adalet ve sevgi ile mutlu olur.
Kötülük seçme ve iradenin bir ürünüdür.
Devlet insanlar için vardır.
Erdemlerin en büyüğü bilimdir.
Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir.
Farabi erdemli insanın erdemsiz toplumların içinde olmasını onu körelteceğini ve gerçek kişiliğini zedebileceğini düşünmektedir..
Geçenlerde TMMOB Ankara Kadın Kurultayında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Şiddet anlatmıştım. Canım @asli.kocak.arihan İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasayı herkesin anlayabileceği bir dilde sunmuştu. Bu dayanışma dolu anı hepimize güç versin 💜