23 Nisan’da 1. Gordion Dans Festivali’nde kıymetli sanatçı @tansagturk 🧡 ile söyleşi gerçekleştirdik.
Bir sanatçı nasıl olunur”a yaşamı ve yaptıklarıyla örnek bir isimle bir saat sanat, hayat, sanat eğitimi, çocuk eğitimi, çocuk, kitap, sinema, sahne üzerine ilham dolu bir söyleşiydi..
@murat.baletart Murat Abime de bu harika organizasyona beni davet ettiği ve emeği için tekrar çok teşekkür ederim 🙏🏻
Hepimize sanat dolu bir yaşam diliyor, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızı kutluyorum.
Tabloyu daha yüksek çözünürlüğüyle ve ayrıntılarıyla incelemek isterseniz sanat sayfalarına bakabilirsiniz..
İspanyol İç Savaşı’na dayanıyor bu hikaye.. Eser ismini savaşta büyük bir yıkıma uğrayan Guernica kasabasından alıyor.
1937’de Alman ve İtalyan kuvvetlerin desteğini almış olan Francisco Franco, yeni savaş uçaklarının İspanya’nın Guernica kasabasında denenmesine karar verdi. Yaklaşık 20 uçağın şehri bombalamasının ardından şehrin büyük kısmı yok edildi. Stratejik bir konumda bulunmayan Guernica’ya yapılan bombardıman, saldırının direnişçileri korkutmak ve yeni savaş tekniklerini denemek için tasarlanmış olduğu ortaya çıkmış..
Daha sonra, Paris’in Almanlar tarafından işgal edildiği 1940’larda bir Nazi subayı Picasso’nun stüdyosunu ziyaret ediyor. “Bu resmi sen mi yaptın?” diye soran subayı “Hayır-“ diye yanıtlıyor Picasso, “Siz yaptınız..”
Size bugün Budist bir öğreti olan “shenpa”dan söz edeceğim. Pema Chödrön’ün Sıçrayış adlı kitabından alıntılarla.. Bakın bakalım sizin shenpa’larınız neler? Sevdiklerinizin shenpa’ları neler? Devamı ve ayrıntılı bilgi için bu harika kitabı okuyabilirsiniz.
Mutlu, sağlıklı haftalar diliyorum 🌸
“Tibet dilinde shenpa sözcüğü “bağlanma” olarak tercüme edilir ama bu çok soyut gelebilir. Alternatif bir karşılık olarak kapılmak da denilebiliyor. Bir şeye kapılmanın ve saplanıp kalmanın yarattığı his. Shenpa günlük deneyimlerimizde şöyle ortaya çıkar: Birisi size sert sözler söyler ve içinizde bir şey gerilir: Bir anda buna kapılırsınız. İçinizdeki gerilim hızla o kişiyi suçlamaya veya kendinizi kötülemeye dönüşür. Konuşmanın veya eyleme geçmenin ya da takıntı yapmanın yarattığı zincirleme tepki hızla gerçekleşir. Belki de güçlü bağımlılıklarınız varsa, huzursuzluk verici duyguları örtbas etmek için doğrudan bağımlılığınıza başvurursunuz. Son derece kişisel bir şeydir bu. Size söylenen şey sizi etkiler-sizi tetikler. Bu durum başka birisini hiç rahatsız etmeyebilir ama burada yaranıza tuz basan bir konudan, shenpa’nın bulunduğu yaradan söz ediyoruz. En temel shenpa, Egonun kendisidir: kimliğimize, olduğumuzu düşündüğümüz kişiye olan bağlılığımızdır. Kişiliğimizin tehdit altında olduğunu deneyimlediğimizde, sadece kendimizle ilgilenme halimiz çok güçlenir ve shenpa otomatik olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte gün yüzüne çıkan bir şey daha var: sahip olduklarımıza veya görüşlerimizi ve fikirlerimizi olan bağlılığımız. Örneğin birisi politik görüşlerinizi, görüşünüzü ve en yakın arkadaşınızı eleştirir. İşte shenpa oradadır bu kişinin söylediği Sözler yerini bulduğunda shenpa ordadır. Shenpa’yı başkalarında kolaylıkla görebilirsiniz. Birisiyle konuştuğunuzu ve bu kişinin sizi dikkatle dinlediğini düşünün. Ama dediğiniz bir şeyin onun gerilmesine neden olduğunu fark edersiniz. Hassas bir noktaya değindiğinizi anlarsınız. Bu kişinin sıkıntısını görürsünüz ama onun hiç farkında olmayabilir. Ne zaman bir rahatsızlık, huzursuzluk ya sa can sıkıntısı söz konusu olsa-her ne şekilde olursa olsun, herhangi bir güvensizlik de Siento devreye girer. Bu durum hepimiz için geçerlidir. Buna alışırsak, o huzursuzluğu tam anlamıyla tecrübe ederiz. Sıkıntıyı hissederiz ve zamanla bunu dışarı vurmamanın herkesin iyiliğine olduğunu öğreniriz bunu dışa vurmamak veya bundan kaçınmak da çok ilginç bir durumdur. Buna Budist öğretilerinde feragat da denir Tibet dilinde feragat için kullanılan sözcük shenluk’tur ve shenpa’yı Tepetaklak etmek, sertçe sarsmak anlamına gelir başka bir deyişle kancadan kurtulmaktır bir şeylerden vazgeçmekten söz etmiyoruz bağlılığımızı, bir şeylere karşı shenpa’mızı gevşetmekdan söz ediyoruz.”
Sizlere bugün #regülasyon kavramından söz etmek istiyorum. Duygu düzenleme de deniliyor. Biz nasıl regüle oluyoruz acaba? Bizi regüle eden şeyler ne? Düşünelim istedim birlikte.
Anne karnından itibaren anne ile duygusal bir iletişim içinde olan bebek kendisini ve duygularını düzenleme becerisini temel bakım vereni ile kurduğu bağlanma ilişkisi ile geliştirir, bakım veren ile kurduğu bağ ve deneyimler çocuğun büyürken öğrendiği, geliştirdiği kendini düzenleme becerilerine katkı sağlar. Duygu regülasyonu kendi kendimize “dur, sakin ol” dememizi sağlayan içsel konuşmamız ve buna bağlı olarak davranışlarımızdır.
Birçok kaynak var dijital alanda fakat ben kıymetli @niluferdevecigil #ışığınyolu 🌟kitabından aldıklarımla aktaracağım, kitabını da tekrar önermiş olayım.
Regüle etmek; Prefrontal korteks ya da ölüp otonom sinir sisteminin sempatik Ve Parasempatik dallarını yönetir sempatik aktif olduğunda kalp atışı artar ve sistem savaşmaya da kaçmaya hazırlanır Parasempatik ise ters reaksiyonları harekete geçirerek sistemi rahatlatır. Günlük hayatta her şeyin normal olduğu anlarda bu sistem denge dedir yani kişi regüledir ancak uyaran fazlalığı ile çocuğun duygu duygu ve hareketleri hızlandığında ya da uyaran azlığıyla çocuk donmaya çekildiğinde bebeğin kendi duygu durumu ve de duyum davranış stratejileri ile çocuğunun sisteminin optimum seviyeye gelmesine yardımcı olur bu durum regüle etmek diye adlandırılır regüle etmek terimi duygu davranış ve duyumlar için kullanılır.
Dış regülasyon; Sadece bir tarafın diğerini rahatlatması örneğin ilk yıllarda bebeklerin ihtiyacını ebeveyn karşılayacaktır, regülatör olur.
selfregulation Öz Regülasyon; İç dürtüleri regüle edebilme kapasitesidir ilk 10-11 ay bebekte Bu kapasite yoktur bebekler bunu ilk zamanlar ebeveynlerinden ödünç alırlar, ilk 18 ay gözgöze yüze temas olmayınca bebek bunu öğrenemez, sosyal, duygusal beceriler ilk 18 ayda oluşur o yüzden bebeğin Parasempatik ya da sempatik sistemi dengesizliğini ebeveynin regüle etmesi ilk yıllarda çok önemlidir.
regulatör Regülatör; Regüle eden kişi anlamına gelir çocuk ilk yıllarda İlker beyin fonksiyonlarını tabiidir sistemin önünü bu gelişene tek ebeveyn çocuk içindir regülatör olur çocuğun duygu durumunu dışardan dengeler, bebeğin sağlıklı bir regülatör gibi bunu yaparsa çocuk sağlıklı öz regülasyon becerilerini kazanır.