Herkese merhabalar. Gönüllü sürdürdüğüm süreçlerden bana ilham, güç olan ve benim için yeri çok önemli olan kitabı bir süre önce canım kadınlarla okuduk. “Kurtlarla Koşan Kadınlar Okuma Grubu”muzla harika bir beş hafta geçirdik. Bitmesin istediğimiz bir süreçti ve ortaya bir fikir çıktı. Biz masallar, arketipler, sosyoloji, psikoloji, mitoloji, tarih, toplumsal cinsiyet, değerler, sanat, edebiyat üzerine saatlerce konuştuk. Ve sonra dedik ki; “neden biz yeni bir masal yazmayalım?”
Sorular her zaman bana cevaplardan daha heyecan verir.. Bu sorunun heyecanı ve merakıyla bir keşif yolculuğuna çıkacağız. Katılmak isteyenleri de şefkatli kadın çemberimize bekleriz. 💜
İletişim için yorum bırakabilir ya da dm yazabilirsiniz.
Biz kadınlar dört hafta bir yolculuğa çıkıyoruz. Masallar, arketipler, mitler, ölüm, doğum, yaşam ve hayatın içinde olanları konuşacağız. Heyecanla, zihnimle, bedenimle ve ruhumla hepimize şifa olsun dileğimle başladım 💜
Kurtlarla Koşan Kadınlar: Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler
(Grubumuz her cuma 20.00’da zoom’da buluşuyor)
“Kadınların yaşlarını yıllarla değil de, savaştan kalmış yara izleriyle saymaları da iyi bir fikirdir.
Vahşi kadın, cesaret eden, yaratan ve yıkandır.
Sağlıklı kurtlar ve sağlıklı kadınlar ruhsal karakteristikleri paylaşırlar: Keskin bir duyarlılık, oyuncu bir ruh ve yoğun bir kendini adama kapasitesi. Sezgileri çok güçlüdür, yavruları, eşleri ve sürüleriyle yoğun bir biçimde ilgilenirler. Sürekli değişen koşullara uyum sağlayabilir, tuttuklarını koparan ve cesurdurlar.
Dans etmelerine neredeyse hiç katlanılmadı, öyle ki, kimsenin onları göremeyeceği ormanda ya da gizli köşelerde veya çöpü boşaltmaya çıkarken dans ettiler.
İçgüdüsel doğayla yan yana olmak, hayat alanını belirlemek, kendi sürüsünü bulmak, yetenek ve kusurlarına bakmaksızın güven ve gurur duyarak bedeninin içinde olmak, kendi yararına konuşmak ve hareket etmek, farkında ve uyanık olmak, sezgi ve algının doğuştan gelen dişil güçlerine dayanmak, kendi döngülerine girmek, ait olunan yeri bulmak, mümkün olduğunca yüksek bir bilinç düzeyini korumak demektir.
Kadınlar, hayatlarının kapılarını açıp onun ücra köşelerindeki katliamı incelediklerinde, çoğu zaman en önemli düş, hedef ve umutlarının azar azar öldürülmesine izin verdiklerini görürler.
Sorular sorun. Merak edin. Gördüklerinize bakın. Duyduklarınıza kulak verin. Sonra da doğru bildiğiniz şeye göre davranın.”
🦋 Çocuklara cinsellik eğitimi kaç yaşında verilmeye başlanmalı?
🦋 Çocuklar sizden öğrenmeyecekse nerden öğreneceğini düşündünüz? Ve bu yol güvenli mi?
🦋 Çocuğun bedenini anlatırken cinsel organlarından bahsetmek ayıp mı? Peki bu kimin fikri?
🦋Siz cinselliği nereden öğrendiniz?
🦋 Çocuklar porno kültüründe büyürken onları bu kültürden nasıl koruyacağız?
🦋 Pornonun beyni, ilişkileri, zihni nasıl etkilediğini biliyor musunuz?
🦋 Çocukların beden algısını, bedenlerinin güzelliğini ölçülerle mi konuşuyoruz? Peki bu ölçüler kimin ölçüleri?
🦋 Çocuklar kendi bedenlerini seviyorlar mı?
🦋 Sağlıklı olmak zayıf olmak mı?
🦋 Çocukları istismardan nasıl koruyacağız?
🦋 Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyet, cinsel yönelim, cinsel kimlik nedir?
🦋Bedeninizle nasıl bir ilişki kurdunuz?
🦋Kaç yaşında sosyal medyası olmalı?
🦋Kaç yaşında cep telefonu olacak?
🦋Dijital alanda kaç saat süre geçirecek?
🦋 Dijital alan sözleşmesi yaptınız mı aranızda?
🦋Dijital yasaklarla mı koruyacağız çocukları? Yoksa ilişkiniz mi korur çocuğu?
Tüm bu soruların cevaplarını birlikte konuşacağımız, uluslararası bir program olan #culturereframed ve @psikoistanbul tüm programı türkçeye çevirerek ve bize aktarıp videolarla da zenginleştirdiği bir süreç ile bu konuya birlikte bambaşka bakış açısıyla ve hep birlikte birbirimizden güç alarak konuşmaya ne dersiniz?
Herkese merhabalar. “İki Kadın Bir Yayın” serisine @dilara_ar @kendine_ait_bir_kanal ile devam ediyoruz. İki toplumsal cinsiyet uzmanı “Sahada Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları” başlığında buluştuk. Kendisinin çalışmalarını dinleyip, alanda yaptığı çalışmaları ve mücadeleyi dinlemek isteyenleri bekliyoruz. Katkısı olsun hepimize 💜
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde yüksek lisans tezini “Kadın Emeği” üzerine yazdıktan sonra toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine akademik çalışmalar yapmaya başlayan Dilara Ar Mutlu, Hacettepe Üniversitesinde “özel öğrencilik” yaptığı bir senenin kendisi için “dönüm noktası” olan çalışmalarına daha da kuvvetli yön vermiş ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Adli Tıp Bölümü ile birlikte “Medyaya Yansıyan Kadın Cinayetlerinin Analizi” üzerine çalışmaya başlamıştır. Atılım Üniversitesi Politik Ekonomi Doktora Programı’na geçtikten sonra “Feminist İktisat ve Kadın Emeği” çalışmakta, fakat “Kadına Yönelik Şiddet” konusu onun her zaman öncelikli çalışma alanı olmuştur.
2018 yılından bu yana kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadının görünmeyen emeği üzerine kısa filmler çekiyor. Kadına yönelik şiddeti ve erken yaşta zorla evlilikleri konu alan “Kırmızı” isimli kısa filmi ve “Malumun İlamı” isimli kadının görünmeyen emeğini konu alan kısa filmi toplam yedi tane kadın filmleri festivalinde gösterime girmiştir.
Bu çalışmalarla birlikte hala aktif olarak çalıştığı alanlar
👇🏻👇🏻
Kadın emeğinin ekonomi politiği Sinemada kadın Kadın cinayetleri analizi Kadına ve çocuğa yönelik şiddetle mücadele
“İki Kadın Bir Yayın” sohbetlerinde farklı sektörlerden kadınlarla yaptığım yayınlardan biriyle daha karşınızdayım.
Canım @asli.kocak.arihan ile birlikte, hayatı, hukuk, toplumsal cinsiyet, Gelincik Merkezi üstüne sohbet edeceğiz. Bu harika sohbete hepinizi bekliyoruz. Şimdiden bol enerjili, gülümsemeli, dayanışmalı dakikaların heyecanı sardı beni 💜