Çankaya Belediyesi Esat ve Birlik Çankaya Evi’nde kalabalık bir çocuk grubuyla eğitimdeydim.



Çankaya Belediyesi Birlik Mahallesi Çankaya Evi’nde çocuklarla
👇🏻
“Akran zorbalığı,
Toplumsal cinsiyet,
Ayrımcılık, Şiddet ve
Güvenli Alanlarımız, Saygı, Haklarımız” başlıklarıyla yine oyunsu bir sunum gerçekleştirdim.
Şimdi size bugün atölyede çıkan sözleri bırakıyorum..
Hiçbir çocuğun duymamasını dilediğim akranlarından ve büyüklerden duydukları sözler; 👇🏻
- Seni doğuracağıma taş doğurdaydım,
- Çok çirkinsin
- Ap..l, sal.k, pisl.k, m.l, ök.z, böc.k,
- Beş para etmezsin,
- Cüce
- Dörtgöz,
- Geber
- Bir çöp kadar değerin yok,
- Tipsizsin, sana kim bakar,
- Ölsen de kurtulsam,
- Şişko, çiroz,
- Bir halt olamayacaksın,
- Seni boşuna okutuyoruz, beyins.zsin,
- Elimde kalacaksın,
Çocukların bunu duyduklarında nasıl hissedeceğini düşündüm.. Değer duygularını, sağlıklı ilişkilerini, şimdi ve sonrasında sınırlarını nasıl koruyacaklarını düşündüm..
Çocukların sağlıklı ebeveynlerle, yetişkinlerle yaşama hakkı var.. Şiddetsiz bir yaşam hakları! Şiddeti görerek, duyarak, model alarak öğreniyorlar. Sonrasında da kime uygulayabiliyorlarsa uygulayabiliyorlar kendileri de dahil..
Şiddeti konuşurken çocukların ihtiyaçlarını da eklemek isterim.. Çocukların en çok ebeveynlerle oyun oynamaya, onlarla kaliteli vakit geçirmeye ihtiyaçları var..
Duyulmaya, sevilmeye, sağlıklı temas edilmeye, değer görmeye, sevgilerinin, kendilerinin görülmesine ihtiyaçları var..
Evet tıpkı bizim gibi. Tek fark onlar kötü hissettiğinde bizim kadar başetme becerilerine sahip değiller. Regule olmayı öğrenmemiş olanlar çok..
O nedenle çocuklarla şefkat, saygı, sınır kavramlarını sürekli bir dakikalık konuşmalar, örnek gördüğümüzde hemen o an olan üzerinden farkındalıklarını geliştirmemiz gerekiyor!
Çocukla temas eden herkese öncelikle güç, sonra kalplerine bolca şefkat diliyorum ❤️
.
.